Lotus Yayınları
Muharrem Şirin
Bir 1 kişi görseli olabilir

Felsefe öğretmeni.

TODAİE’de Kamu Yönetimi Yüksek Lisans Programında okudu.

Ankara’da yaşamaktadır.

Eserleri:

Felsefenin Kısa Hikayesi, Karikatürlerle

Filozof Kedi, Mişa

Can Kuş, Gümüş

Saklı Dünya, Bir Düş Ülkesi

Epiktetos

55 yılında Hierapolis, Frigya’da doğmuş 135 yılında hayata gözlerini yuman Yunanlı filozoftur. Stoa felsefesinin önemli düşünürlerinden Epiktetos muhtemelen  köle olarak doğdu. Kuzeybatı Yunanistan’daki Nicopolis’e sürülene kadar Antik Roma’da yaşadı, hayatının büyük bölümü Nicopolis’de geçti ve orada da öldü. Şayet bir isim verilmişse, ailesince verilen ismi bilinmiyor. Epiktetos sözcüğü Yunancada en basit anlamıyla “kazanılmış, elde edilmiş” anlamına geliyor.

Kaya üzerine kendi el yazısıyla yazdığı şiiri dışında geriye yazılı eser bırakmamıştır. Öğrencilerinden Arrian sözlerini kelimesi kelimesine yazıya döktüğünü ifade etmiştir.

Hyong-O Kim

(Korece: 김형오, d. 30 Kasım 1947), Güney Koreli yazar ve politikacı. 1992-2012 yılları arasında Yeongdo Ulusal Meclisi’nin uzun süreli üyesiydi. Milletvekilliği kariyeri boyunca 2008-2010 yılları arasında Ulusal Meclis Başkanı olarak görev yaptı.

Sunam-ri,Goseong-eup’tad oğan Kim,  Goseong İlköğretim Okulu ve Kyungnam Lisesi’negitti. Seul Ulusal Üniversitesi’nde diplomasi alanında lisans ve siyaset bilimi alanında yüksek lisans derecesi alıp vermiştir. Kyungnam Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürdü ve siyaset bilimi alanında doktora derecesiyle mezun oldu.

Mezuniyetin ardından Kim, ülkenin ana muhafazakar gazetelerinden Dong-a Ilbo‘da çalıştı. Daha sonra 1978-1982 yılları arasında Diplomasi ve Ulusal Güvenlik Akademisi’nde araştırmacı olarak çalıştı.  Siyasi kariyeri dışında, 1999’da A Stone Wall House ve Wave Roar (돌담집 파도소리), 2012’de Sultan ve İmparator (술탄과 황제) gibi çeşitli denemeler ve romanlar yazdı. 2016’da genişleterek ve düzenleyerek yeni bir hale soktuğu Sultan ve İmparator romanını Yeniden Yazılan Sultan İmparator adıyla yayımladı.

Kim aynı zamanda Pusan Ulusal Üniversitesi’nde başkanlık profesörüydü. Merhum Kim Koo’yu onurlandıran bir sivil toplum kuruluşu olan Vatansever Kim Koo Için Anma Hizmetleri Derneği’nin görevdeki Başkanıdır.

Prof. Dr. Tevfik Erdem
Bir Tevfik Erdem görseli olabilir
Prof. Dr. Tevfik Erdem

Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Sosyoloji bölümünden 1991 yılında mezun oldu. Yüksek Lisansını 1996 tarihinde Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Bölümünde “Sivil Toplum ve Türkiye Gerçeği” adlı teziyle aldı. Doktorasını Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Bölümünde “Yoksulluk üzerine sosyolojik bir çalışma ‘Ankara kent yoksulları’ adlı teziyle 2003 yılında tamamladı. Ankara Hacı Bayram Veli (Gazi) Üniversitesi, İİBF, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Temel ilgi alanları milliyetçilik, Kürt milliyetçiliği, yoksulluk ve sivil toplumdur. Sosyoloji, Milliyetçilik, Türkiye’nin Toplumsal Yapısı gibi dersleri vermektedir. Bir kısmı yayımlanmış birçok saha araştırmasında araştırmacı ya da proje yöneticisi olarak görev yapmıştır. Başlıca eserleri: Feodalite’den Küreselleşmeye (editör), Milliyetçilik (editör) ve Sosyoloji Notları’dır.

Stefan Zweig
Stefan Zweig (Çizim: Neslihan Zeybek)

Viyana’da, 28 Kasım 1881’de dünyaya gelen Stefan Zweig, annesi Ida Brettauer ve babası Moritz Zweig’in teşvikleriyle küçük yaştan itibaren ciddi bir eğitimle yetiştirilmiştir. Özellikle edebiyat alanında kendini yetiştiren Zweig, İngilizce, Yunanca, İtalyanca, Latince ve Fransızcayı da öğrendi. Lise çağlarında şiire ilgi duydu; Alman şair Rilke’den oldukça etkilenerek kendi şiirlerini yazdı.

Stefan Zweig için yazmak bir tutku olmuştu; sürekli yazıyordu. Öğrendiği yabancı dilleri edebiyat alanında çevirilerde kullandı. 1901’in sonlarında Paul Verlaine’le Baudelaire’in şiirlerini Fransızcadan Almancaya çevirdi. Viyana ve Berlin Üniversiteleri’nde felsefe eğitimi alan Zweig, bir süre sonra dünyanın birçok yerine seyahat etme fırsatı buldu.

1907-1909 yılları arasında Seylan, Gwalior, Kalküta, Varanasi, Yangon ve Kuzey Hindistan’ı, 1911’deyse New York, Kanada, Panama, Küba ve Porto Riko’yu gezen Zweig, 1914’te de Belçika’ya, şair Emile Verhaeren’in yanına gitti. Ancak bu sıralarda I. Dünya Savaşı patlak verince Belçika’dan Viyana’ya dönüp orduya katıldı. 1914 – 1917 yılları arasında Viyana’da savaş karargâhında savaş arşivinde memur olarak görev aldı. Savaşın ilk zamanlarında bir gazeteci ve yazar olarak savaştan yana gibi görünse de içine sinmeyen bu durum, Galiçya’ya gidip cephedeki acıya tanık olunca savaş karşıtı olmasına neden oldu. Bu durumda savaşa olan tavrını en azından pasif olarak gösterdi. 1916 yılında “Babil Kulesi”, 1918’de de “Zorlama” isimli yazılarıyla savaş karşıtı fikirlerini kamuoyuna sundu. 1917 yılında, “Yaremya” adlı yazısı ve özellikle “Yabancı Ülkedeki Dostlarıma” girişiyle yazdığı kınama dolu mektubuyla savaşa karşı tavrını iyice gösterdi. I. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle Avusturya’ya gelip Salzburg’a yerleşti. Burada Frederike von Winternit’le tanıştı ve bir süre sonra onunla evlendi. Frederike, iki çocuklu dul bir kadındı.

Salzburg’da geçen yılları, Stefan Zweig için edebiyat alanında en verimli zamanları oldu. Yaklaşık yirmi yıl boyunca burada satın almış olduğu villada birçok eserini hayata geçirdi. Salzburg’daki yaşamı ona ünlü isimlerle arkadaşlığı da getirmişti. Hayranı olduğu Hugo von Hofmannstahl, ayrıca Romain Rolland, Thomas Mann, H. G. Wells, James Joyce, Paul Valery, Arthur Schnitzler, Franz Werfel, Richar Strauss gibi birçok ünlü isimle dostluklar kurdu.

Honore de Balzac, Charles Dickens, Fyodor Dostoyevski üzerine incelemeler yazmaya başlayan Zweig, 1925 yılında Friedrich Hölderlin, Heinrich von Kleist ve Friedrich Nietzsche’yle çalışmalarına devam etti. 1927’de Münih’te, Karmaşık Duygular ve Yıldızın Parladığı Anlar adını verdiği kitaplarını yayımladı. 20 Şubat 1927’de “Rilke’ye Veda” başlıklı konuşmasını yaptı ve 1928’de Lev Tolstoy’un 100. doğum günü kutlamalarına katılmak için Sovyetler Birliği’ne gitti. Biyografik yazılarına ayrıca, Emile Verhaeren, Marceline Desbordes-Valmore ve yakın dostu Romain Rolland’ın incelemelerini de ekledi. Giacomo Casanova, Stendhal ve Lev Tolstoy üzerine incelemeleri 1928’de yayımlandı.

Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte, Yahudi asıllı olan Stefan Zweig, kara listeye alındı. 1933’te Naziler, ideolojileriyle bağdaşmayan kitapları meydanlarda törenlerle ateşe veriyorlardı. Yakılanların arasında onun kitapları da vardı. Bir anda parmakla işaret edilen Yahudilerden biri olmuştu.

1934 yılına gelindiğinde Gestapo, Stefan’ın villasına baskın düzenledi ve arama yaptı. Evinde silah bulunmadığı için tutuklanmasa da artık Hitler yönetimi tarafından resmen istenmeyen adam durumuna getirilmişti. Bu sebeple Stefan Zweig, ülkesini terk edip Londra’ya yerleşmek zorunda kaldı. Bu süreçte savaş karşıtı düşüncelerini daha da etkili bir şekilde yazmaya devam etti. Rotterdamlı Erasmus’un Zaferi ve Trajedisi adlı eserini bu dönemde yazdı.

1937 yılında eşinden boşanan Zweig, bir yıl sonra sekreteri Lotte Altmann’la Portekiz’e gitti. Lotte de bir Yahudi’ydi. 1939 yılında da İngiltere’nin Bath şehrine taşındı, 6 Eylül 1939’ da Lotte ile evlendi. Sabırsız Yürek ya da diğer adlarıyla Tehlikeli Merhamet, Acımak isimli romanını bu dönemde yazdı.

Stefan Zweig savaşa, nefrete, aşağılanmaya ve tüm kötülüklere oldukça karşıydı. Dünyadaki barış ve düzen dengesinin yitirilmesi onu derinden yaralıyordu. Bu duygu ve düşünceler içerisindeyken şöyle demişti: “Çok büyük bir felakete sürüklendiğimizin farkında olduğunuzu sanıyorum. Edebiyat yaşamımız yok olacak!” Kısa bir süre sonra bu dedikleri bir bir gerçekleşmeye başladı.

Arkadaşına yazdığı mektupta şöyle diyordu:

“Bir nefretin çift taraflı ağırlığıyla yere serilmiş durumdayım. Savaşa neden olan Almanya’ya duyduğum nefret ve savaşın galibi olan Avusturya’daki Yahudilere duyduğum nefret benim gibi insanları yok edecek; yaşamak için birazcık hava bile bırakmayacaklar. Peki, nereye kaçmalı? Dünya bize kapılarını kapatacak, bense yabancı ve düşman olarak hor görüleceğim bir devletin tutsaklığında yaşamayı istemiyorum.”

1940’ta İngiliz vatandaşlığına kabul edilen Zweig, Hitler’in Batı’ya doğru ilerlemesi nedeniyle karısıyla birlikte önce New York, ardından Arjantin, sonra Paraguay ve en sonunda Brezilya’ya gitti. Aralık ayında New York’a geri döndü. Burada Amerigo – Tarihi Bir Hatanın Öyküsü adını verdiği kitabını yazmaya başladı, çok geçmeden de eser yayımlandı. 1941’de de Brezilya – Geleceğin Ülkesi adlı kitabını yayımladı ve hemen ardından Brezilya’ya yerleşmeye karar verdi. Petropolis’e yerleştikten sonra, burada Satranç isimli dev eserini yazdı. Montaigne üzerine incelemesine başlamıştı ki en önemli eserlerinden biri olan Dünün Dünyası – Avrupa Anıları adlı kitabını da yazdı.

Dünyanın gidişatı Zweig’ı oldukça olumsuz bir şekilde etkilemeye devam ediyordu. Umutsuzluk içindeki günlerinde teselliyi Goethe, Homeros ve Shakespeare’de aradı. İşte tam bu sırada karşılaştı Montaigne’nin Denemeler’iyle. Montaigne, ölüm karşısında özgür olmayı istiyordu. Bu hâldeyken ne dediğini anlamak çok zor olmadı. Yalan değildi ya, Stefan da Nazilerin zulmü karşısında tek çâre ölümü görüyordu. 22 Şubat 1942 tarihinde Stefan Zweig karısıyla birlikte “Veronal” adlı ilacı içerek intihar etti. Ölmeden önce yazdığı mektupta intihar nedeni olarak Hitler’in yarattığı kaosun ve faşist düzenin kalıcı olacağına inandığını ve bu inanç sebebiyle büyük bir umutsuzluk, karamsarlık hissettiğini dile getirmiştir.

Stendhal (Marie-Henri Beyle)
Stendhal (Çizen: Neslihan Zeybek)

Asıl adı Marie-Henri Beyle’dir.23 Ocak 1783’de Grenoble’da doğdu. Vercorlu eski bir aileden gelen babası Chérubin-Joseph Beyle, Dauphiné parlamentosunda avukattı.

Çeşitli ülkelerde gittiği salonlarda kadınlar aykırı düşünceleri sebebiyle ona çılgınca aşık oldular. Bu arada birbiri ardına romanlar yazdı.

Son olarak elçi olduğu küçük Civitavecchia kentine döndüğünde, sağlığı bozulmuştu.

Geçirdiği yeni bir felç yüzünden, 23 Mart 1842’de Paris’te elli dokuz yaşındayken öldü.

Satranç

Stefan Zweig

Altmış dört karenin içinde, hayatı siyah beyaz pencereden görmeye çalışarak hiçlikten kurtulmayı başarabilir misiniz?

Satranç’ta, farklı toplumsal seviyelerden bazı biyografiler bir araya geliyor. Yüksek egosu ve büyük servetinin getirdiği özgüvenle petrol zengini McConnor, ortalamanın altındaki eğitimiyle Mirko Czentoviç ve gizemli kişiliğiyle Dr. B. oldukça sıra dışı karakterler… Hikâyede satranç oyunu, hem elit bir eğlence hem de bir kurtuluş ve hatta lanet olarak bu üç ana karakter arasında cereyan eder.

Stefan Zweig, vefat etmeden kısa süre önce tamamladığı bu kitabında memleketi Avusturya ve hayatının bir bölümünü geçirdiği Brezilya’dan da izler katarak bizimle insanlığa dair psikolojik tahlillerini paylaşıyor. 

Dünyaca ünlü bir satranç şampiyonu ve bu oyuna “meraklı” birkaç adamın tahta üzerindeki savaşı hiç şüphesiz okuru etkileyecek.

Yayınevi: Lotus

Çeviren: Selçuk Alkan

Orijinal Adı: Schachnovelle

Resimleyen: Neslihan Zeybek

Editör: Peren Ercan

Türü: Roman

Yayın Yılı: 2021

Sayfa Sayısı: 98

Ebat: 13,5 x 19,5 cm

ISBN 978–625-7061-05-6

Barkod: 9786257061056

Fiyatı: 15 TL

Kâğıt Türü: 70 gr. Kitap Kağıdı

Kapak Türü: Normal Kapak

Aşk Üstüne (Tam Metin)

Stendhal (Marie-Henri Beyle)

Şimdi Stendhal okuyalım seninle. Kitabın adı: “Aşk Üstüne”. Stendhal yaman bir yazar. Yalınkılıç bir üslubu var: tok ve parıltılı. Kitap her şeye rağmen bir jurnal. Yaşayan, yaralanan bir fikir adamının jurnali. Ona göre sevmek, bütün hayal gücümüzü harekete geçirmek.
– Cemil Meriç –
***
Stendhal her şeyden önce bir psikologdur. Aşkı onun kadar doğru tarif eden başka birini tanımıyorum.
– Emile Zola –
***
Stendhal epiği en iyi anlamış kişidir.
– Yaşar Kemal –
***
Sizi düşünmeye sevk edecek “Aşk Üstüne” adlı eserde, aşkta utangaçlık, tuzaklar, aksilikler ve eski dostların yanı sıra âşık olup olmadığınızı nasıl bilebileceğiniz konusunda oldukça fazla şey bulabilirsiniz.
Genç bir romantikseniz ve az çok okumaktan hoşlanıyorsanız veya hangi yaştan olursanız olun aşk üstüne zekice düşünülmüş ve ustalıkla kaleme alınmış bir düşünce örgüsüyle ilgileniyorsanız, bu kitap sizin için biçilmiş kaftan.
– Noel Perrin –
***
Kimse Stendhal ile başa çıkamaz. Ona daha iyi nasıl iltifat edebileceğimi bilmiyorum.
– Paul Valery –

Stendhal’ın bu eşsiz eseri, ilk kez tam metin halinde Yavuz Baran çevirisiyle Türkçe yayımlandı.

Yayınevi: Lotus

Çeviren: Yavuz Baran

Orijinal Adı: De l’amour

Türü: Deneme /Aşk

Yayın Yılı: 2021

Sayfa Sayısı: 544

Ebat: 13,5 x 19,5 cm

ISBN 978–625-7061-06-3

Barkod: 9786257061063

Fiyatı: 54 TL

Kâğıt Türü: 70 gr. Kitap Kağıdı

Kapak Türü: Normal Kapak