Ana Sayfa

     

KÖRFEZ CANAVARI

[1958 Üsküdar Gemisi Faciasının Romanı]

          *

H. Erdal Yalt

 

Sonra bir an geldi, gayet sakin bir ifadeyle bana baktı ve,
"Ömer’im nerede?" diye sordu.
Şaşırdım. Kekeleyerek öldüğünü söyledim. Birden ayağa fırladı,
"Yalan söylüyorsun!" diye bağırdı.
Kaçtım. Sahile gittim. Çakıllara oturdum. Ağladım denize bakarak. Nasıl söylerdim annene, "oğlunu ben öldürdüm!" diye?

 

 

 

Yayınevi: KENTkitap

ISBN 978-9944-915-02-3

Kitap Boyutu: 14x21 cm

Türü: Roman

Sayfa Sayısı: 127

Kağıt Özellikleri: İç sayfalar 60 gr ithal kağıt,

Kapak 300 gr. kalın kuşe

 Fiyatı: 6.00 YTL

içindekiler

Ölmüş Bir Dosta / 9

Körfez Çocukları / 11

Eylül

Saydam Adam / 26

Ekim

Matematik Tanrısı / 42

Kasım

Doğudan Gelen / 57

Aralık

Aşk Dörtgeni / 74

Ocak

Serseriler Kahvehanesi / 89

Şubat

Körfez Canavarı / 104

1 Mart 1958

Ömer’e Mektup / 117

 Yazarın notu / 124

Şirket-i Hayriye'nin 72 baca numaralı yolcu vapuru. 1927’de Almanya'da Elbing'de F.Schichau GmbH tezgâhlarında yapıldı. 1 Mart 1958'de İzmit Körfezi’nde, fırtınada batarak büyük faciaya yol açtı. Dört yüze yakın yolcu hayatını kaybetti. Çoğu öğrenciydi. Kazadan sadece kırk kişi kurtulabildi.

 

"Şahıslar ve olay örgüsü falsosuz ve çok güzel. Yazar kitabı yazarken yüreğini koymuş, o yüzden de eser okuru bütünüyle sarıp sarmalıyor."

Cemal Aydın

Türk Edebiyatı Vakfı Genel Müdürü

KÖRFEZ CANAVARI

1958 Üsküdar Gemisi Faciasının Romanı

Çocukluğundan beri edebiyata ilgisi olmasına rağmen babasının da etkisiyle elektrik mühendisi olmuş bir yazarın kitabı.

İçinde hep var olan yazma isteği 2005 yılında ilk yazdığı kitabı "Rakkas Masalı" kitabı ile vuku bulmuş. Bu kitapta; genç yaşta öksüz kalıp geçimini meyhanelerde raksederek sağlayan bir çocuğun maceralı yaşamını anlatıyor. "Körfez Canavarı"nda olduğu gibi tarihi bir olaydan ilham almış. 17. Yüzyılda Sultan Ahmet'te gerçekleşen bir kadının recmedilmesi üzerinden ilerleyen tarihi bir roman. Gerek sade anlatımı gerekse özellikle seçilen baş kahraman Albino'nun içsel durumunun çok iyi ifade edilmesiyle bir solukta okunacak bir kitap.

Zeynep Günay

Mirror Dergisi

 

KİTAP EKİ

KÖRFEZ CANAVARI
H. Erdal Yalt, Kent Kitap, roman, 127 sayfa

H. Erdal Yalt'ın 'Körfez Canavarı' isimli bu romanının altbaşlığı, '1958 Üsküdar Gemisi Faciasının Romanı'. Yalt, Almanya'da 1927'de yapılıp, Şirket-i Hayriye'nin 72 baca numaralı yolcu vapuru olan Üsküdar Gemisi'nin İzmit Körfezi'nde fırtınada batarak bir faciaya neden oluşunu hikâye ediyor. Üsküdar Gemisi'nde yaşanan bu felaket, çoğu öğrenci olmak üzere, yaklaşık dört yüz yolcunun hayatını kaybetmesine neden
olmuştu. Gemiden kurtulanların sayısı da sadece kırk kişiydi. Yalt, Albi ve Ömer karakterlerinin sıradan hayatlarını, bu büyük facia ekseninde anlatıyor. İkisi de öğrenci olan Albi ve Ömer'in hayatı, kazanın gerçekleştiği günden sonra, asla eskisi gibi olamayacaktır.

(Radikal Kitap Eki)

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Oktay Akbal, okuyucularına "Körfez Canavarı"nı önerdi...

 

 

GÖLCÜK HABER GAZETESİ

Nurettin Senemre

1 Mart’ın hatırlattıkları...

Bundan tam yarım asır önce Gölcük’te ne yazık ki Lise yoktu. Gölcüklü öğrenciler, eğitim ve öğretimleri için İzmit’e gitmek zorunda kalıyorlardı.
Doğal olarak da, deniz yolu kullanılıyor, öğrenciler okul gidiş, gelişlerinde aynı zamanda daha da ekonomik ancak, çok daha da eğlenceli olduğu için vapuru tercih ediyorlardı.
“ÜSKÜDAR YOLCU VAPURU”da Gölcüklü öğrencileri “EĞİTİM”e taşıyan önemli bir araçtı.
Ancak, nereden bilebilirlerdi ki, kaderin “AMACI”nın bu vapurun bir faciaya yol açacağını.
Kimler yoktu ki, bu yolcu vapurunda. Mesela, faciadan 50 yıl sonra hayata gözlerini yuman rahmetli “BEDRENUR GÜRSES” ablamızla yıllarca ropörtaj yaptım.
Bana Üsküdar Yolcu Vapurundan nasıl sağ çıktığını anlatırdı. 6 saat süren bir boğuşma sonucunda rahmetli Bedrenur abla “CERBE DENİZ ALTISI” tarafından yarı baygın bir vaziyette denizden çıkarılmış ve hayata ikinci kez “CERBE”de gözlerini açmıştı.
Ve, yine bugün rahmetli olan Gölcük İşçi Emeklileri Cemiyeti Şube Başkanı Necdet Küçük’te faciadan kurtulan şanslı öğrencilerden biriydi.
Necdet amca da 50 küsür yıl sonra hayata gözlerini yumarken, Üsküdar Faciası ömrü boyunca aklından çıkmayan en acı ama, aynı zamanda bu acıların içerisinde en şanslı anı olarak da yerini almıştı.
Mesela, yine Gölcük’ün renkli simalarından sevgili Güngör Yüksel ağabeyimin o yıllarda İzmit’te okuyan kardeşi de Üsküdar Yolcu Vapurunun Şehitleri arasındaydı. Ancak, Yüksel ailesinin 50 yıldır acıları bir türlü dinmiyor. Çünkü, hayatını kaybeden 384 yolcunun hiç olmazsa cesetleri bulunmuş, Şehitlikte yerlerini almışlardı. Ancak, Güngör ağabeyin kardeşi dahil 14 kişinin cesetleri de bulunamayınca, bu Şehitlerimiz de kayıphanesine yazıldı. İşte Güngör Yüksel ve ailesi her 1 Mart’ta bu acıyı daha derinlerde yaşayan Şehitliğe giden ancak, kardeşinin cesetinin bulunamaması nedeniyle diğer Şehit mezarlarında dua ederken, bu duaları kardeşine de yollamaktadır. Evet, faciadan bir de vapura yetişemedikleri için kurtulanlar oldu.
Bunlardan bir tanesi de Gölcük Eski Belediye Başkanlarından merhum Süleyman Solak’tı.
Eşi ile birlikte İzmit’te birez daha fazla vakit geçirince, bu gecikme O’nun hayatının uzamasına neden olmuştu. Daha sonra Olcay hanım ile evlenip, mutlu bir yuva kuran rahmetli Süleyman Solak’ta faciadan neredeyse 50 yıl sonra hakkın rahmetine kavuşarak aramızdan ayrıldı. Belediye Başkanlarımızdan başlamışken devam edelim. Bugün 70’ine merdiven dayayan, ancak son derece dinç ve sağlıklı olan Gölcük Eski Belediye Başkanlarından Şaban Aktürkoğlu da o gün okula gidemediği için hayatta kalan şanslı isimlerden bir başkası.
Şaban Aktürkoğlu’nun da 70 yıllık yaşam anılarında Üsküdar Faciasının tabii ki hüzünlü yeri, ayrı bir anı olarak yerini almaktadır. Ve yıllar sonra, bugün Amerika’da Bursa’lı Erdal Yalt, Üsküdar Faciasını bir kitap haline getirmiş bulunmaktadır.
1950’de Bursa’da doğan Eldal Yalt, ilkokulu babasının mesleği nedeniyle Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde okudu.
13 yaşında ailesi ile birlikte Fransa’ya gidip, burada 2 yıl kaldı. Türkiye’ye dönünce Saint-Benoit Fransız Lisesi’ni bitirdi. Babasının etkisiyle Edebiyata ilgi duymasına rağmen öğrenimine Mühendislik dalında devam etti.
Ortadoğu Teknik üniversitesi’nden Elektrik Mühendisi olarak mezun olduktan sonra, Türkiye’ye çeşitli şirketlerde çalıştı. 2005 yılında “Rakkas” adlı ilk Romanını yayınlayan Erdal Yalt, 1988 yılından beri Amerika’da yaşıyor.
Erdal Yalt’ın son derece akıcı ve ilgi çekici olan “KÖRFEZ CANAVARI” adlı Romanı 1958 yılında Üsküdar Gemisi Faciasının değişik yönlerini bizlere aktarıyor.
Sevgili Erdal Yalt, Amerika’dan bir mail ile bize Romanının duyurusunu da gönderdi. Bugünkü Gazetemizde bunu da bulacaksınız. Ayrıca, Kent Yayınları tarafından yayınlanan “KÖRFEZ CANAVARI” adlı Romanını da bize hediye etti. Sevgili Erdal Yalt, ayrıca Amerika’dan bizzat bizi telefonla arayarak facianın yıl dönümünde tüm Şehitlere rahmet, ailelerine de başsağılı dileyerek Gazetemiz aracılığıyla Gölcüklülere de selamlarını gönderdi.
Erdal Yalt’ın “KÖRFEZ CANAVARI” adlı ve çeşitli ana başlıklardan oluşan Romanının başlık konuları şöyle; “Ölmüş bir dosta... Körfez çocukları... Saydam adam... Matematik tanrısı... Doğu’dan gelen... Aşk dörtgeni... Serseriler kahvehanesi... Körfez canavarı... Ömer’e mektup....” Evet, bugün Türk Denizcilik tarihinin en büyük faciası olarak tarihe geçen “ÜSKÜDAR YOLCU VAPURU” faciasında hayatını kaybeden tüm deniz Şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve saygıyla anarken, ailelerinin de derin acılarını paylaşıyoruz. Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun...

KOCAELİ GAZETESİ

ERKAN ÜNAL

Körfez Canavarı (29.02.2008)

“Körfez Canavarı” 1958 Üsküdar Gemisi Faciasının romanıdır.

Kitabın yazarı H. Erdal Yalt yazdığı romanla ilgili “Yazarın Notu” başlığı altında şunları yazmış:

-Gösterişten uzak, sade bir eser olmasını istedim, Körfez Canavarı’nın.

Yüzlerce insan vardı o gemide. Ayrı birer öyküsü vardı hepsinin. Küçük büyük dertleri, umutları, hayalleri vardı. Bir anda alabora oldu gitti, o umutlar ve hayaller.

Üsküdar Faciası’nı yaşayanların kitaplara sığmayacak hazin öykülerinden bir tanesini, “gerçek olmayan” bir tanesini alıp satırlara aktarmaya karar verdiğimde, boyumdan büyük bir işe kalkıştığımın henüz farkında değildim.

1 Mart 1958 tarihinde sekiz yaşını doldurmamıştım. Kazanın olduğu yerden uzaklardaydım. Radyo ve gazetelerden öğreniyordum, çok önemli bir şey olduğunu. Bir de çevremdeki insanların üzüntüsünden…

Tüm ülkeyi sarsan bu olaydan benim aklımda kalan tek bir resim oldu. Gazetede görmüştüm. Bir yazı vardı altında: “Facia’da kaybettiklerimizden arta kalanlar.”

Sahile vurmuş eşyaları gösteren bir fotoğraftı bu: Çantalar, kalemler, defterler, silgiler, kitaplar. Artık kullanmayacakları, kullanamayacakları bir sürü şey…

Beynime kazınan o “Arta Kalanlar” adındaki tablo, yıllar sonra bu eseri yazmaya yönlendirdi beni. Daha ilk satırlarda bile öykünün sonunu düşünmeden edemiyordum. Yazmaya başlayınca durmak mümkün değildi.

Tuzağa yakalanmış, o gemiye binmiştim bir kere. Diğer yolculardan tek farkım, sonun nasıl olacağını biliyor olmamdı. Yazar olarak değiştirmeye gücümün yetmeyeceği bir sonun.

Yolculuğum boyunca, böyle bir eser ortaya çıkarmanın ne kadar zor ve sorumluluk taşıyan bir iş olduğunu, en önemlisi sadeliğin ne kadar zor olduğunu anladım.

Kazadan kurtulan ve bu eserin yazılmasında yardımlarını esirgemeyen Sayın Necdet Küçük ve Sayın Hikmet Ağaçkoparan’a o dönemde Karamürsel Üssü’nde görev yapmış olan Mr. Chuck Maki ve Mr. Ed Watts’a teşekkürü borç bilirim.

Allah, kaybettiklerimize rahmet eylesin, hayatta kalanlara sabır versin.

***

Körfez Canavarı’nı bir çırpıda okuyuverdim.

Yazarın da belirttiği gibi romanda sadelik hakim.

Kentimizin geçmişinde çok önemli bir yer teşkil eden bir olayla ilgili romanı okurken, kendimi o tarihte yaşayanların yerine koydum.

Onlar gibi hissetmeye çalıştım.

Tarihi romanların faydası sanıyorum budur.

Zaman makinasında yolculuk…

Keşke, Kocaeli tarihinden farklı sayfalar romanlaştırılsa…

Bu şekilde, hem geçmişte yaşananlar ile ilgili algılamamız daha fazla olur, hem de geçmişten ders çıkarmamız daha kolay olur…

 

 
     
     

 

 

 

©  KENTkitap, 2005-2007, Tüm Hakları Saklıdır  www.kentkitap.com